Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2390 E. sayılı eser sözleşmesi kararında, mahkemenin görevlendirdiği birden fazla bilirkişi heyetinin raporları arasında 'fahiş farklılık ve çelişkiler'in giderilmeden hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Bu 'çelişkinin giderilmesi' yükümlülüğü nasıl yerine getirilebilir?
Mahkemenin, raporlar arasındaki 'çelişkiyi giderme' yükümlülüğünü yerine getirmek için başvurabileceği birkaç usuli yol bulunmaktadır. Bu yollar HMK m. 281'de düzenlenmiştir: 1) Ek Rapor İsteme: Mahkeme, çelişkinin neden kaynaklandığını anlamak için, raporları hazırlayan bilirkişi heyetlerinden birinden veya her ikisinden, diğer raporlardaki tespitleri de değerlendirerek ve kendi raporlarındaki sonuçlarla karşılaştırarak, farklılığın nedenlerini açıklayan bir 'ek rapor' isteyebilir. Bu, genellikle ilk başvurulan yoldur. 2) Bilirkişileri Duruşmada Dinleme: Mahkeme, bilirkişileri duruşmaya davet ederek, onlara raporları arasındaki çelişkili hususları sözlü olarak sorabilir. Tarafların ve mahkemenin sorularıyla, bilirkişilerin yüz yüze tartışması, çelişkinin aydınlatılmasına yardımcı olabilir. 3) Yeni Bir Bilirkişi Heyeti Oluşturma (Hakem Bilirkişi): Eğer mevcut raporlar ve bilirkişilerle çelişki giderilemiyorsa, mahkemenin başvuracağı en etkili yol, HMK m. 281/3 uyarınca, 'yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme' yaptırmaktır. Bu yeni heyet, genellikle önceki bilirkişilere göre daha tecrübeli veya farklı uzmanlık alanlarından (örneğin akademik kariyere sahip) kişilerden oluşturulur. Bu yeni heyetten, önceki raporları da inceleyerek, aradaki çelişkileri irdelemesi ve kendi bilimsel görüşünü gerekçeleriyle ortaya koyması istenir. Bu yeni rapora 'hakem bilirkişi raporu' da denir ve genellikle mahkemenin karar verirken en çok itibar ettiği rapor olur. Mahkeme, bu yollardan birine veya birkaçına başvurarak, maddi gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduktan sonra hüküm kurmalıdır.