HMK m. 379, yargılamanın iadesi talebinin ön incelemesini düzenlemektedir. Mahkeme, bu ön incelemede hangi hususları kendiliğinden inceler? Bu koşullardan birinin eksik olması halinde mahkemenin vereceği karar ne olmalıdır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/29092 E., 2016/20480 K. sayılı kararı, bu ön incelemenin usulüne ilişkin hangi önemli noktayı vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25995

HMK m. 379/1'e göre, mahkeme, yargılamanın iadesi talebi üzerine yapacağı ön incelemede şu üç hususu kendiliğinden (re'sen) inceler: a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığı (HMK m. 377'de belirtilen sürelere uyulup uyulmadığı). b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığı (Kesinleşmemiş bir hükme karşı bu yola başvurulamaz). c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden (HMK m. 375'te sınırlı sayıda sayılan sebeplerden) olup olmadığı. HMK m. 379/2 uyarınca, bu üç koşuldan birinin eksik olması halinde, hakim davayı esasa girmeden 'usulden reddeder'. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/29092 E., 2016/20480 K. sayılı kararı, bu ön incelemenin usulüne ilişkin çok önemli bir noktayı vurgulamaktadır. HMK m. 379/1'in ilk cümlesi, 'Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra...' demektedir. Yargıtay bu hükümden hareketle, mahkemenin bu ön incelemeyi dosya üzerinden yapamayacağını, mutlaka bir duruşma açarak tarafları (iade talebinde bulunan ve karşı taraf) dinlemesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda, duruşma açılıp taraflar dinlenmeden dosya üzerinden talep hakkında karar verilmesi HMK m. 379'a aykırı bulunmuş ve bu usulü eksiklik tek başına bir bozma nedeni sayılmıştır. Bu, hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) yargılamanın iadesi davasının ön inceleme aşamasında dahi korunması gerektiğini gösteren önemli bir içtihattır.