Bir ceza davasında, sanık hakkındaki tutuklama istemi Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedilmiştir. Cumhuriyet savcısı bu ret kararına itiraz edebilir mi? Ederse, itirazı hangi merci inceler ve bu inceleme sonucunda şüpheli veya sanığın yokluğunda tutuklama kararı verilebilir mi? CMK m. 101 ve ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz.
Evet, Cumhuriyet savcısı bu ret kararına itiraz edebilir. Tutuklama talebinin reddi kararı, CMK'da sayılan ve itiraz kanun yoluna tabi olan hakim kararlarından biridir (CMK m. 267). Savcı, tutuklama koşullarının var olduğu ve hakimin kararının hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz hakkına sahiptir. İtirazı inceleyecek merci, CMK m. 268/3'e göre belirlenir. Sulh Ceza Hakimliğinin kararlarına karşı yapılan itirazları inceleme görevi, o yerde birden fazla sulh ceza hakimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hakimliğe, tek sulh ceza hakimliği varsa en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine aittir. (Not: Metinlerde geçen Asliye Ceza Mahkemesi'ne itiraz usulü, 2014'teki değişiklikle kaldırılmıştır. Güncel usul, bir sonraki numaralı Sulh Ceza Hakimliğidir.) İtiraz mercii, savcının itirazını yerinde bulursa, ilk hakimin ret kararını kaldırarak şüphelinin tutuklanmasına karar verebilir. Ancak, bu tutuklama kararı şüphelinin yokluğunda verilemez. CMK m. 101/3, 'Tutuklama isteminin reddi kararına itiraz edilmesi üzerine, itiraz mercii tarafından verilen tutuklama kararı sonrası şüpheli veya sanık, müdafi hazır bulunmasa dahi, en geç yirmi dört saat içinde duruşmaya çıkarılır ve Kanunun 100 üncü maddesi gereğince sorguya çekilir.' hükmünü içeriyordu ancak bu fıkra daha sonraki değişikliklerle kanundan çıkarılmıştır. Güncel uygulamada, CMK m. 101/1'deki 'şüpheli veya sanığın sorguya çekilmesi' zorunluluğu esastır. İtiraz üzerine tutuklama kararı verilmesi halinde dahi, bu kararın infazı için şüphelinin yakalanması ve yeniden sorguya çekilmesi gerekir. İtiraz merciinin, serbest olan bir şüpheli hakkında gıyabında bir tutuklama kararı vererek doğrudan infazını sağlaması, savunma hakkının ve sorguya çekilme zorunluluğunun ihlali anlamına gelir. Bu nedenle, itiraz mercii tutuklama kararı verse bile, bu kararın infazı için şüpheli hakkında öncelikle 'yakalama emri' düzenlenir, şüpheli yakalandıktan sonra sorgusu yapılarak tutuklama kararı yüzüne okunur.