HMK madde 282 bağlamında bir olayın çözümü için 'hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi' gerektiren hallere örnekler vererek, bu tür durumların yargılama sürecindeki zorunluluğunu ve bu bilgilerin edinilmesi için başvurulabilecek yöntemleri açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki vurgusu nedir?
HMK madde 282 emsal kararlarında (özellikle ehliyetsizlik davalarıyla ilgili olanlarda), 'hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi' gerektiren hallere sıkça vurgu yapılmıştır. Örneğin, 'temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.' (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2016/12799 E., 2018/11037 K.). Bu tür durumlarda, yargılama sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi için bilirkişi görüşüne başvurmak zorunlu hale gelir. Yargıtay, özellikle 'en yetkili sağlık kurulundan, Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını' gerekli kılmaktadır (TMK 409/2'ye atıfla). Bu bilgilerin edinilmesi için dosya üzerinden inceleme veya mahallinde keşif yapılabilir. Hâkim, bilirkişi raporuna bağlı olmasa da, bu teknik bilgilerin eksik veya yetersiz olması durumunda hükmün bozulmasına neden olur, zira hâkimin kendi bilgi ve deneyimi bu konuları aydınlatmaya yeterli değildir.