Bir ceza davasında yargılanan 17 yaşındaki çocuğun duruşmaları, CMK m. 185 uyarınca kapalı yapılması gerekirken, mahkeme tarafından sehven açık yapılmıştır. Bu durum, temyiz aşamasında nasıl bir sonuç doğurur? Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/28291 sayılı kararındaki yaklaşımı dikkate alarak, bu usul hatasının niteliğini ve telafi imkanını tartışınız.
Bu durum, CMK m. 185'e açık bir aykırılık teşkil eden önemli bir usul hatasıdır. CMK m. 185, 'Onsekiz yaşını doldurmamış olanların yargılandığı duruşmalar kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.' şeklinde emredici bir kural içermektedir. Bu kuralın amacı, çocuğun kimliğinin, kişiliğinin ve geleceğinin korunması, damgalanmasının önlenmesi ve yargılama sürecinden olumsuz etkilenmesinin en aza indirilmesidir. Kural olarak, kanunun emredici bir usul hükmüne aykırılık, bir bozma nedenidir. Ancak, Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/28291 sayılı kararında da görüldüğü gibi, Yargıtay bu tür usul hatalarını değerlendirirken, hatanın niteliğini ve sonradan telafi edilip edilemeyeceğini dikkate almaktadır. Duruşmanın kapalı yapılması gerekirken açık yapılmış olması, 'giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmayan' bir hatadır. Yani, Yargıtay'ın kararı bozup dosyayı yerel mahkemeye göndermesi, geçmişte açık yapılan duruşmayı kapalı hale getiremez. Bu hata, geriye dönük olarak düzeltilemez niteliktedir. Bu nedenle Yargıtay, bu tür telafisi imkansız usul hatalarını, hükmün esasına etki etmediği ve sanığın savunma hakkını kısıtlamadığı sürece, kararda bir eleştiri konusu olarak belirtmekle yetinmekte, ancak bu hatayı tek başına bir bozma nedeni yapmamaktadır. Eğer dosyada esasa ilişkin başka bir bozma nedeni varsa, bu hata da bozma gerekçeleri arasında sayılabilir. Ancak tek başına, hükmün bozulmasını gerektirecek ağırlıkta görülmemektedir.