Ceza Genel Kurulu'nun 2018/113 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararını BAM'ın beraate çevirmesi halinde kararın temyiz edilebileceği belirtilmiştir. Bu durumun, ceza muhakemesindeki 'iki dereceli yargılanma hakkı' ile ilişkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259869

Bu durum, ceza muhakemesinde evrensel bir ilke haline gelen 'iki dereceli yargılanma hakkı' ile doğrudan ilişkilidir. Bu hak, hakkında bir mahkumiyet kararı verilen herkesin, bu kararı ve mahkumiyetin dayandığı olguları ve hukuki sebepleri bir üst mahkemeye taşıyarak yeniden inceletme hakkına sahip olmasını ifade eder. AİHS'e Ek 7 No'lu Protokol'ün 2. maddesinde de bu hak güvence altına alınmıştır. Karardaki olayda; - Sanık, ilk derece mahkemesinde yargılanmış ve 'mahkum' olmuştur. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurarak, mahkumiyetinin bir üst mahkeme (BAM) tarafından denetlenmesini sağlamıştır. - BAM, yaptığı inceleme ve duruşma sonucunda, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak 'beraat' kararı vermiştir. Bu noktada, sanık beraat ettiği için onun açısından bir sorun yoktur. - Ancak, iddia makamı (katılan veya Cumhuriyet savcısı) açısından durum farklıdır. İlk derece mahkemesinde elde edilen mahkumiyet kararı, BAM tarafından ortadan kaldırılmıştır. Eğer BAM'ın bu beraat kararı kesin kabul edilirse, iddia makamı, ilk derece mahkemesi kararını ortadan kaldıran bu yeni ve aleyhe kararı hiçbir üst mahkemeye taşıyamamış olacaktır. Daha da önemlisi, sanık hakkında ilk defa bir mahkumiyet kararı BAM tarafından verilseydi (ilk derece beraat, BAM mahkumiyet), sanığın bu kararı Yargıtay'a taşıma hakkı olacaktı. 'Silahların eşitliği' ilkesi gereği, iddia makamının da benzer bir durumda (ilk derece mahkumiyet, BAM beraat) kararı Yargıtay'a taşıma hakkının olması gerekir. CGK'nın kararı, hem iddia makamı hem de sanık açısından, bir mahkeme kararının (mahkumiyet veya beraat) niteliğini temelden değiştiren kararların, mutlaka bir üst yargı merciinin (Yargıtay) denetimine açık olması gerektiğini kabul ederek, 'iki dereceli yargılanma hakkı'nın ruhuna uygun bir yorum yapmıştır.