Danıştay 2. Dairesi'nin 2012/4356 E. sayılı kanun yararına bozma kararında, sözleşmeli öğretmenin yolluk talebinin reddi üzerine açılan davanın süre aşımından reddedilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur? Kararda atıf yapılan Danıştay İkinci Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararının, davacının dava açma hakkına etkisi nasıl açıklanmıştır?
Davanın süre aşımından reddedilmesinin hukuka aykırı bulunmasının iki temel nedeni vardır: 1) Başvurunun Niteliğinin Yanlış Değerlendirilmesi: İdare mahkemesi, dava açma süresini, öğretmenin yeni görev yerine başladığı tarihten itibaren başlatmıştır. Oysa, atama işleminde yolluk verilip verilmeyeceğine dair açık bir hüküm yoktur. Bu durumda, yolluk uyuşmazlığı, ancak davacının yolluk talebiyle idareye başvurması ve bu başvurunun reddedilmesiyle ortaya çıkar. Davacının yaptığı başvuru, İYUK m. 11 kapsamında süresi geçmiş bir işleme itiraz değil, İYUK m. 10 kapsamında yeni bir hak talebidir. Bu nedenle dava açma süresi, bu talebin reddedildiği tarihten itibaren başlamalıdır. Bu açıdan bakıldığında dava süresindedir. 2) Yeni Hukuki Durumun Ortaya Çıkması: Kararın en önemli noktası budur. Davacının yolluk alamamasının yasal dayanağı, 'Sözleşmeli personele geçici görev yolluğu dışında harcırah ödenemez' şeklindeki bir Bakanlar Kurulu kararı ve buna dayalı bir genelgedir. Ancak, davacı başvuru yapmadan önce, Danıştay İkinci Dairesi bu düzenlemelerin 'yürütmesini durdurmuştur'. Bir düzenlemenin yürütmesinin durdurulması, tıpkı iptal kararı gibi, yeni bir hukuki durum yaratır. Yürütmesi durdurulan bir kurala dayanılarak işlem tesis edilemez. Davacı, bu yeni hukuki durum üzerine, daha önce hukuken talep edemediği yolluğu talep etme hakkına yeniden kavuşmuştur. Danıştay, bu 'yeni hukuki durum' karşısında, davacının İYUK m. 10 kapsamında idareye 'her zaman' başvurabileceğini kabul etmiştir. Yani, yürütmeyi durdurma kararı, geçmişteki süreleri anlamsız kılmış ve davacıya yeni bir talep ve dava hakkı vermiştir. İdare mahkemesinin bu yeni hukuki durumu göz ardı etmesi, temel bir hukuki hata olarak görülmüş ve karar kanun yararına bozulmuştur.