Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin kararlarında, ehliyetsizlik iddiası incelenirken, temlik (satış) tarihinden çok sonra alınmış bir 'sağlam' raporunun, ehliyetsizliğin bulunmadığına dair kesin bir delil teşkil etmeyeceği sıkça vurgulanır. Bunun sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259856

Bunun temel sebebi, hukuki ehliyetin (ayırt etme gücünün) tespitinde esas olan zamanın, 'hukuki işlemin yapıldığı tarih' olmasıdır. Bir kişinin akli durumu zaman içinde değişebilir. Özellikle yaşlılığa bağlı demans (bunama) gibi ilerleyici hastalıklarda, kişi bir dönem ehliyetliyken, aylar veya yıllar sonra ehliyetsiz hale gelebilir. Tersi de mümkündür; geçici bir akli rahatsızlık yaşayan biri, tedaviyle sağlığına kavuşabilir. Bu nedenle, mahkemenin araştırması gereken, kişinin dava tarihindeki veya raporun alındığı tarihteki değil, tapuda satışı yaptığı 'temlik tarihindeki' hukuki ehliyetidir. Temlik tarihinden yıllar sonra alınmış bir 'sağlam' raporu, kişinin o rapor tarihinde ehliyetli olduğunu gösterir, ancak temlik tarihinde de ehliyetli olduğu anlamına gelmez. Bu rapor, olsa olsa bir emare veya bilirkişinin (Adli Tıp Kurumu'nun) değerlendirmesinde dikkate alacağı verilerden biri olabilir. Adli Tıp Kurumu, temlik tarihindeki durumu tespit etmek için, o tarihe yakın dönemlere ait tüm tıbbi belgeleri, tanık beyanlarını ve kişinin hastalık seyrini bir bütün olarak değerlendirir. Sonradan alınan tek bir sağlam raporuna dayanarak, temlik tarihindeki ehliyetsizlik iddiasını reddetmek, 'eksik inceleme' olur ve Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılır.