TKHK m. 57/A, 'yenilenmiş ürünler' için asgari bir yıl garanti verilmesini zorunlu kılar. Bu ürünlerin, sıfır ürünlerden ve ikinci el ürünlerden hukuki statü olarak farkı nedir? Bir 'yenilenmiş ürünün' ayıplı çıkması halinde tüketici, sıfır bir ürünle değiştirilmesini talep edebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259855

Yenilenmiş ürünler, hukuki statü olarak hem sıfır ürünlerden hem de klasik ikinci el ürünlerden ayrılır. Farklılıkları şunlardır: - Sıfır Üründen Farkı: Sıfır ürün, daha önce hiç kullanılmamış, fabrikadan çıktığı gibi olan üründür. Yenilenmiş ürün ise, kullanılmış ancak yetkili merkezlerde test, onarım, parça değişimi ve kozmetik iyileştirme gibi işlemlerden geçirilerek tekrar satışa sunulmuş üründür. Bu nedenle, sıfır bir ürünle aynı beklenti düzeyine sahip değildir. - İkinci El Üründen Farkı: Klasik ikinci el ürün, bir tüketiciden diğerine 'olduğu gibi' satılan üründür. Herhangi bir yenileme, test veya garanti taahhüdü genellikle yoktur. Yenilenmiş ürün ise, Bakanlıkça yetkilendirilmiş merkezlerde profesyonel bir süreçten geçirilmiş ve kanunen asgari bir yıl garantiye sahip olan, daha güvenilir bir ikinci el kategorisidir. Bir yenilenmiş ürünün ayıplı çıkması halinde tüketicinin hakları TKHK m. 11 çerçevesinde değerlendirilir. Tüketici, 'imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini' talep edebilir. Ancak buradaki 'misli' kelimesi, 'ayıpsız bir yenilenmiş ürün' olarak yorumlanmalıdır. Tüketici, yenilenmiş bir ürün satın aldığı için, ayıplı ürün karşılığında sıfır bir ürün talep edemez. Çünkü sözleşmenin konusu ve tüketicinin satın almayı kabul ettiği şey sıfır bir ürün değil, belirli standartlara getirilmiş ve garantili bir 'yenilenmiş' üründür. Bu, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun bir yorumdur. Satıcı, ayıplı olan yenilenmiş ürünü, yine ayıpsız olan başka bir yenilenmiş ürünle değiştirmekle yükümlüdür.