Danıştay 11. Dairesi'nin kanun yararına bozma kararında (2012/5260 E.), Danıştay tarafından iptal edilen bir genelgenin, iptal kararı öncesindeki dönem için bireylerin haklarını nasıl etkilediği tartışılmıştır. İdari yargıda 'iptal kararlarının geriye yürümesi' (ex tunc etki) ilkesi ne anlama gelir ve bu ilke somut olayda davacının haklarını nasıl yeniden canlandırmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259841

İdari yargıda 'iptal kararlarının geriye yürümesi' (ex tunc etki) ilkesi, bir idari işlemin (veya düzenleyici işlemin) mahkeme tarafından iptal edilmesi halinde, o işlemin sanki hiç yapılmamış, hukuk aleminde hiç doğmamış gibi kabul edilmesi anlamına gelir. İptal kararı, işlemi sadece verildiği andan ileriye doğru (ex nunc) değil, tesis edildiği ilk andan itibaren ortadan kaldırır. Bu ilke, hukuka aykırı bir işlemin doğurduğu tüm sonuçların silinmesini ve hukuka uygun durumun yeniden tesis edilmesini amaçlar. Somut olayda, memurun mali haklarını kısıtlayan bir genelge Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, geriye yürüyerek, genelgenin yürürlükte olduğu dönemde de hukuka aykırı olduğunu tescil etmiştir. Davacı, bu genelge nedeniyle geçmişte eksik ödeme almıştır. Genelge iptal edilince, davacının geçmişte eksik ödeme almasının hukuki dayanağı ortadan kalkmıştır. Bu durum, davacı için yeni bir hak doğurmuştur: Hukuka aykırı genelge nedeniyle alamadığı parasal haklarını talep etme hakkı. Davacı, bu yeni hukuki duruma dayanarak idareye başvurduğunda ve talebi reddedildiğinde, bu ret işlemine karşı dava açma hakkı yeniden canlanmıştır. Yani, iptal kararının geriye yürümesi, geçmişte süre aşımına uğramış gibi görünen bir hakkı, yeni bir talep ve dava hakkı olarak yeniden gündeme getirmiştir. Bu, idarenin hukuka aykırılığının sonuçlarından tamamen sorumlu tutulmasını sağlayan önemli bir idare hukuku ilkesidir.