İYUK m. 7 ve m. 12 birlikte değerlendirildiğinde, bir idari işlem nedeniyle sürekli olarak zarar gören (örneğin, hukuka aykırı bir kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkünü kullanamayan) bir kişi, her yıl yeniden tazminat davası açmak zorunda mıdır? Dava açma süresi bu tür durumlarda nasıl işler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259837

Hayır, sürekli zarar gören kişi her yıl yeniden dava açmak zorunda değildir. Bu tür durumlarda dava açma süresi, zararın 'süregelen' niteliği nedeniyle farklı işler. İYUK m. 12, tam yargı davalarının, hakkın ihlal edildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde açılacağını düzenler. Ancak idarenin sürekli bir eylemi (fiili yol gibi) veya işleminden kaynaklanan zararlarda, zarar her gün yeniden doğmaktadır. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür süregelen zararlarda; 1) Başvuru Hakkı Süreklidir: Zarar devam ettiği sürece, ilgili, idarenin bu hukuka aykırı duruma son vermesi ve o ana kadar birikmiş zararının tazmini için her zaman idareye başvurabilir (İYUK m. 10). Dava açma süresi, bu başvuruya verilecek ret cevabının tebliğiyle veya zımni ret ile yeniden başlar. 2) Dava Kapsamı: Açılacak davada, davacı, dava tarihinden geriye doğru makul bir süre (genellikle Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak 1 veya 5 yıl gibi) için birikmiş zararının tazminini ve ileriye dönük olarak da hukuka aykırı duruma son verilmesini talep edebilir. Dolayısıyla, fiili el atma devam ettiği sürece, mülk sahibinin dava açma hakkı zamanaşımına uğramaz. Ancak, açacağı davada talep edebileceği geçmişe dönük tazminat miktarı, genel zamanaşımı kurallarıyla sınırlanabilir. Kişinin her yıl dava açması, usul ekonomisine aykırı olacağından beklenmez; bunun yerine, birikmiş zarar için tek bir dava açması yeterlidir.