CMK m. 286/1, 'Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir' der. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/6924 E. sayılı kararında, BAM'ın bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin 'direnmesi' ve görevsizlik kararı vermesi neden 'yok hükmünde' sayılmıştır?
İlk derece mahkemesinin bu kararının 'yok hükmünde' sayılmasının temel nedeni, CMK'nın 284. maddesinde yer alan açık 'direnme yasağı'dır. CMK m. 284, 'Bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez' hükmünü amirdir. Bu, istinaf sisteminin temel bir özelliğidir. Eski usulde, ilk derece mahkemeleri Yargıtay'ın bozma kararlarına karşı 'direnme' kararı verebiliyor ve konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidiyordu. Ancak yeni istinaf sisteminde, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesinin üst mahkemesidir ve onun kararları, kanunda belirtilen istisnalar (temyiz yolu) dışında, ilk derece mahkemesi için bağlayıcıdır. Karardaki olayda BAM, ilk derece mahkemesinin kararını usulden veya esastan hatalı bularak bozmuş ve dosyayı yeniden incelenmek üzere geri göndermiştir. Bu bozma kararı, ilk derece mahkemesini bağlar. Mahkemenin, bu bozma kararına uymak yerine, 'bu karar görevsizlik kararı gibidir' şeklinde bir yorumla görevsizlik kararı vererek dosyayı Yargıtay'a göndermesi, CMK m. 284'teki açık yasağı ihlal eden, kanuni dayanağı olmayan bir işlemdir. Hukuken var olmayan bir yetkinin kullanılmasıyla verilen bu karar, en ağır yaptırım olan 'yokluk' ile maluldür. Bu nedenle Yargıtay, ortada çözülmesi gereken hukuki bir uyuşmazlık bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin kararının yok hükmünde olduğunu ve dosyanın BAM'ın bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak üzere mahkemesine iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.