HMK m. 282/1, 'Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir' der. Bir trafik kazası davasında, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birbiriyle çelişiyorsa, hakimin bu deliller arasında bir öncelik sıralaması yapması gerekir mi? Yoksa değerlendirme nasıl olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259820

Hakimin bu deliller arasında kanunen belirlenmiş bir öncelik (hiyerarşi) sıralaması yapması gerekmez. Kaza tespit tutanağı (resmi memurlar tarafından düzenlenmediği sürece), tanık beyanları ve bilirkişi raporu, HMK sistematiği içinde 'takdiri delil' niteliğindedir. Hiçbiri diğerine hukuken üstün değildir. Hakimin yapması gereken, HMK m. 282 ve genel delil değerlendirme ilkeleri (HMK m. 198) çerçevesinde, bu çelişen delilleri bir bütün olarak ele alıp hangisinin maddi gerçeğe daha uygun olduğunu mantıksal gerekçelerle ortaya koymaktır. Değerlendirme şu şekilde olabilir: 1) Delillerin Güvenilirliği: Hakim, her bir delilin güvenilirliğini tartar. Kaza tespit tutanağı olaydan hemen sonra, tarafların beyanlarıyla mı düzenlendi? Taraflar sonradan bu beyanlarından döndü mü? Tanıklar olayı doğrudan gördü mü, yoksa duyuma mı dayanıyor? Tanıkların taraflarla bir yakınlığı veya husumeti var mı? Bilirkişi, hangi verilere (tutanak, fotoğraf, fren izi vb.) dayanarak raporunu hazırladı? Bilirkişinin kullandığı veriler güvenilir mi? 2) Mantıksal Tutarlılık: Hakim, delillerin kendi içindeki ve birbirleriyle olan mantıksal tutarlılığını denetler. Örneğin, bilirkişi raporu, araçlardaki hasarın yeri ve şiddeti ile tanıkların anlattığı kaza senaryosunun uyumlu olup olmadığını değerlendirir. Kaza tespit tutanağındaki çizim ile tanık beyanları örtüşüyor mu? 3) Gerekçeli Karar: Hakim, tüm bu değerlendirmelerden sonra, hangi delile neden daha fazla itibar ettiğini, diğer delilleri ise neden ikna edici bulmadığını kararının gerekçesinde (Anayasa m. 141, HMK m. 297) açıkça ve denetime elverişli bir şekilde tartışmalıdır. Örneğin, 'Bilirkişi raporu, olay yeri fotoğraflarındaki fren izi uzunluğu ve araçlardaki hasar noktaları gibi objektif ve bilimsel verilere dayandığı için, kazanın sıcaklığıyla ve olayın etkisiyle çelişkili beyanlarda bulunan tanıkların anlatımlarından ve tarafların kendi lehlerine düzenlediği kaza tespit tutanağından daha üstün tutulmuştur' şeklinde bir gerekçe oluşturabilir. Özetle, deliller arasında bir hiyerarşi yoktur; hakimin mantıksal ve gerekçeli bir 'üstün tutma' değerlendirmesi vardır.