Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/4696 E. sayılı kararında, menfi zararın hesaplanmasında bilirkişi raporunun 'yabancı paranın kur karşılığının TL olarak artmış olması ve artış oranı sebebiyle yabancı para miktarının artması söz konusu olmayıp ancak yabancı paranın TL karşılığı artabilir' şeklindeki tespiti neden 'mantığa aykırı ve bilimsellikten uzak' bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259816

Bilirkişi raporundaki bu tespitin 'mantığa aykırı ve bilimsellikten uzak' bulunmasının sebebi, temel bir finansal ve mantıksal hata içermesidir. Bilirkişi, Türk Lirası'nın döviz karşısında değer kaybetmesini, sanki döviz miktarının kendisi artmış gibi yorumlamıştır. Açıklamak gerekirse: - Gerçek Durum: Döviz kuru arttığında, 1 USD'nin TL karşılığı artar. Örneğin, kur 1.80 TL'den 3.00 TL'ye çıktığında, 1 USD yine 1 USD'dir, ancak onun TL değeri 1.80 TL'den 3.00 TL'ye yükselir. Yani artan şey yabancı paranın miktarı değil, onun yerel para cinsinden değeridir. - Bilirkişinin Hatalı Mantığı: Rapor, 4.000 USD'lik bir işin, kur artışı nedeniyle 4.730,40 USD olacağını belirtmiştir. Bu mantıksal olarak imkansızdır. Kur artışı, 4.000 USD'nin TL karşılığını artırır, USD miktarını artırmaz. 4.000 USD, kur ne olursa olsun 4.000 USD olarak kalır. Yargıtay, bilirkişinin bu temel mantık hatasını tespit etmiş ve bu nedenle raporun hükme esas alınamayacak kadar kusurlu olduğuna karar vermiştir. Menfi zararın doğru hesaplanması, feshedilen sözleşmedeki bedel (4.000 USD) ile işin fesih sonrası makul bir sürede aynı şartlarla başka birine yaptırıldığı bedel (örneğin 5.310 USD) arasındaki fark olan 1.310 USD'nin bulunmasıdır. Bilirkişinin kur artışını yabancı para miktarını artıran bir sebep olarak göstermesi, bu basit hesaplamayı bilimsel olmayan bir zemine oturtmuştur.