Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2100 E. sayılı kararında, temadi eden suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda, hukuki kesintinin (iddianamenin düzenlenmesi) tek başına temadiyi kesmek için yeterli olmadığı, 'fiili kesintinin' de gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ayrımın mükerrer yargılamanın önlenmesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259815

Bu ayrımın mükerrer yargılamanın (ne bis in idem) önlenmesi açısından önemi büyüktür. Temadi eden (kesintisiz) suçlarda, suç, hukuka aykırı durumun devam ettiği sürece işlenmeye devam eder. Suçun ne zaman sona erdiği, yeni bir suçun ne zaman başladığını ve dolayısıyla hangi eylemlerin hangi dava kapsamında yargılanacağını belirlemek için kritik öneme sahiptir. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda temadi, üyenin örgütle olan organik bağının kesilmesiyle sona erer. - Hukuki Kesinti: İddianamenin düzenlenmesi veya mahkumiyet kararı verilmesi, temadiyi hukuken keser. Bu tarihten önceki eylemler o dava dosyasının konusunu oluşturur. - Fiili Kesinti: Sanığın yakalanması, örgütten kendi iradesiyle ayrılması gibi eylemler ise temadiyi fiilen keser. Yargıtay'ın karardaki yaklaşımına göre, eğer sanık hakkında bir iddianame düzenlenmiş (hukuki kesinti) ancak sanık yakalanamamış ve örgütle bağını sürdürmeye devam etmişse, temadi sona ermemiştir. Bu durumda, iddianame tarihinden sonra ancak yakalanma tarihinden önce işlediği üyelik kapsamındaki eylemler, ilk davada yargılanamaz. Eğer bu sonraki eylemler için ayrı bir dava açılırsa, bu bir mükerrer yargılama olmaz. Karardaki olayda da Yargıtay, sanık hakkında ilk iddianame düzenlendikten sonra yakalanana kadar geçen süredeki eylemleri için açılan ikinci davanın, ilk davayla birleştirilerek bütüncül bir değerlendirme yapılmasını istemiştir. Buradaki amaç, hukuki kesinti ile fiili kesinti (yakalanma) arasındaki dönemde işlenen fiillerin cezasız kalmamasını ve aynı zamanda sanığın aynı suçtan (üyeliğin tek bir bütün olması nedeniyle) parçalara ayrılarak birden fazla kez cezalandırılmamasını sağlamaktır. Fiili kesinti anı (yakalanma), tüm üyelik eylemlerinin sona erdiği an olarak kabul edilir ve bu ana kadar işlenen tüm fiillerin tek bir davada birleştirilerek değerlendirilmesi, adil bir yargılama ve mükerrer yargılamayı önleme açısından esastır.