Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin kararlarında sıklıkla atıf yapılan 11.6.1941 tarihli ve 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın temel ilkesi nedir ve bu ilke, ehliyetsizlik nedeniyle yapılan işlemlerin hukuki niteliğini nasıl belirler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259813

11.6.1941 tarihli ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın temel ilkesi şudur: Hukuki ehliyeti (ayırt etme gücü) bulunmayan bir kimsenin yaptığı hukuki işlemler, karşı taraf iyi niyetli olsa dahi geçersizdir (mutlak butlanla batıldır). Bu ilke, ehliyetsizlik nedeniyle yapılan işlemlerin hukuki niteliğini kesin bir şekilde belirler: 1) Mutlak Butlan: Ehliyetsiz kişinin yaptığı işlem, baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu işlem, zamanla veya tarafların onayıyla geçerli hale gelmez. 2) İyi Niyetin Korunmaması: İşlemin karşı tarafının, işlem yaptığı kişinin ehliyetsiz olduğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması (yani iyi niyetli olması), işlemin geçersizliği sonucunu değiştirmez. Medeni Kanun'un birçok yerinde iyi niyet korunurken (örn. tapu siciline güven), ehliyetsizlik durumunda kişinin kendi iradesini ve menfaatlerini koruma yeteneğinden yoksun olması daha üstün bir değer olarak görülmüş ve iyi niyetin korunması ilkesine bir istisna getirilmiştir. 3) Herkes Tarafından İleri Sürülebilme: İşlemin geçersizliği, sadece taraflarca değil, menfaati olan herkes tarafından ileri sürülebilir ve hakim tarafından da re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Bu İçtihadı Birleştirme Kararı, ehliyetsiz kişilerin korunmasını en üst düzeyde tutmayı amaçlamakta ve onların irade sakatlığından kaynaklanan işlemlere karşı mutlak bir koruma kalkanı sağlamaktadır.