TKHK m. 48/4'e göre, tüketici mesafeli sözleşmeden 14 gün içinde cayma hakkına sahiptir. Ancak, 'Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.' Bu hüküm, satıcının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal etmesinin sonucunu nasıl düzenlemektedir?
Bu hüküm, satıcının ön bilgilendirme yükümlülüğünü (cayma hakkı konusunda) ihlal etmesine karşı tüketici lehine çok önemli bir yaptırım ve güvence getirmektedir. Düzenleme şu şekilde işler: 1) Sürenin Askıya Alınması: Satıcı, sözleşme öncesinde veya en geç malın teslimine kadar, tüketiciyi cayma hakkının varlığı, süresi ve nasıl kullanılacağı konusunda yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde bilgilendirmezse, normalde malın teslimiyle başlayacak olan 14 günlük cayma süresi işlemeye başlamaz. Tüketici, bu 14 günlük süreyle bağlı olmaz. 2) Bir Yıllık Üst Sınır: Ancak bu hak süresiz değildir. Kanun, hukuki güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla bir üst sınır getirmiştir. Bu üst süre, normal 14 günlük cayma süresinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 'bir yıllık' hak düşürücü süredir. Yani, satıcı bilgilendirme yükümlülüğünü hiç yerine getirmese bile, tüketicinin cayma hakkı en fazla 1 yıl + 14 gün sonra sona erer. 3) Bilgilendirmenin Sonradan Yapılması: Eğer satıcı, bu bir yıllık süre içinde eksik olan bilgilendirmeyi usulüne uygun olarak yaparsa, 14 günlük cayma süresi bu bilgilendirmenin yapıldığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Özetle bu hüküm, bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyi satıcı için bir külfet haline getirerek cayma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Satıcının ihmali, tüketicinin lehine, kendi aleyhine işleyen bir süre mekanizması yaratmaktadır.