TKHK m. 11/3'e göre, 'Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir.' Bu hükmün, tüketicinin seçimlik hakları arasındaki hiyerarşiye etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259804

Bu hüküm, tüketicinin seçimlik hakları arasında mutlak bir serbesti olmadığını, bu hakların kullanılmasının 'orantılılık' ilkesiyle sınırlandığını göstermektedir. Tüketicinin ilk tercihi kural olarak satıcıyı bağlasa da, bu tercih satıcı için orantısız bir külfet yaratıyorsa, satıcı bu talebi yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durum, seçimlik haklar arasında zımni bir hiyerarşi veya en azından bir denge mekanizması yaratır. Örneğin, 10.000 TL'lik bir mobilyanın sadece bir vidasının eksik olması durumunda, tüketicinin doğrudan 'ayıpsız misli ile değiştirme' hakkını kullanması, satıcı için 'orantısız bir güçlük' yaratabilir. Çünkü ayıbın önemi (bir vida), malın ayıpsız değerine (10.000 TL) göre çok düşüktür. Bu durumda satıcı, daha orantılı bir çözüm olan 'ücretsiz onarım' (eksik vidanın temini) hakkını kullanmasını önerebilir. Eğer tüketici bunu kabul etmez veya onarım mümkün olmazsa, tüketici bu kez 'sözleşmeden dönme' veya 'ayıp oranında bedelden indirim' haklarına yönelmek zorunda kalır. Dolayısıyla bu hüküm, tüketicinin en ağır sonuçları doğuran (değişim veya iade gibi) hakları kullanmasını, ayıbın niteliği ve önemi ile dengeleyerek, hakkın kötüye kullanılmasını önlemeyi ve taraflar arasında makul bir denge kurmayı amaçlar.