CMK madde 286'nın gerekçesinde yer alan '303 üncü maddede ve gerekçesinde açıklandığı üzere; ilk derece mahkemelerinden verilen, anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler dışında kalan ve davayı sona erdiren beraat, mahkûmiyet, davanın reddi, davanın ortadan kaldırılması veya düşmesi, adlî yargı dışındaki bir yargı yerine yönelik görevsizlik, ceza ehliyetsizliği nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, tedbir, evlenme nedeniyle dava veya cezanın ertelenmesi hükümlerine karşı yalnızca istinaf yoluna başvurma olanağı sağlanmıştır.' ifadesini yorumlayınız. Bu ifade, 'üç dereceli yargı sistemi' ve 'temyiz' kanun yolunun kapsamı açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259785

CMK madde 286 gerekçesindeki bu ifade, üç dereceli yargı sistemine geçişle birlikte, ilk derece mahkemesi kararlarının genel olarak önce istinaf kanun yoluna tabi tutulması gerektiği prensibini vurgular. Hükümde sayılan beraat, mahkumiyet, davanın düşmesi gibi davayı sona erdiren kararlara karşı doğrudan temyiz değil, öncelikle istinaf yolu açıktır. Bu, Bölge Adliye Mahkemelerinin (istinaf mahkemelerinin) ilk derece mahkemesi kararlarını hem maddi vakıa hem de hukuki yönden denetleyen, dolayısıyla bir 'üst derece ilk mahkeme' gibi işlev gören bir ara kademe olmasını sağlar. Temyiz yolu ise, kural olarak Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, hukuki denetim yapmak üzere Yargıtay'a başvurulabilecek bir yoldur. Ancak, gerekçede belirtildiği gibi, 'Maddenin ikinci fıkrasında sekiz bent olarak sayılan hâllerde, ilk derece mahkemesi hükümleri de bölge adliye mahkemesi kararıyla kesinlik kazanacağından ve 315 inci maddenin açık hükmü nedeniyle bölge adliye mahkemesinin bozma kararlarına direnilemeyeceğinden, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin belirtilenler dışındaki diğer hükümleri temyiz edilebilecektir.' Bu, temyizin kapsamının sınırlı olduğunu ve esas olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olduğunu gösterir.