CMK madde 286'daki temyiz edilemezlik koşullarına rağmen, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3415 E., 2018/495 K. sayılı kararında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının temyize tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu kararın, CMK madde 286/2(f) bendindeki 'on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar' kriterini nasıl yorumladığını ve 'hak arama hürriyeti' prensibiyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259781

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3415 E., 2018/495 K. sayılı kararı, CMK madde 286/2(f) bendindeki 'on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlar' kriterinin yorumlanmasında önemli bir içtihat geliştirmiştir. Bu bent, on yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarının istinaf reddi halinde temyiz edilemeyeceğini belirtir. Ancak Daire, 'silahlı terör örgütü üyesi olma' suçunun (TCK 314/2) nitelikli terör suçlarından olması ve 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesi kapsamında cezasının üst haddinin on yıldan fazla olduğunu dikkate almıştır. Bu yorumla, temyiz edilebilir sınırın belirlenmesinde suçun temel şeklindeki ceza yerine, nitelikli haller veya ağırlaştırıcı nedenlerle artırılmış cezanın üst sınırının esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Gerekçe olarak, aksi durumun 'hak arama hürriyeti'ni daraltıcı ve 'mahkeme kararlarına karşı etkin hukuki denetim mekanizmalarının sağlanması' hakkından mahrum bırakıcı olacağı vurgulanmıştır. Dolayısıyla, bu suçtan verilen beraat kararının temyiz yolunun açık olduğuna karar verilmiştir, çünkü suçun niteliği gereği cezasının üst sınırı on yılı aşmaktadır. Bu, Anayasal hakların korunması adına kanun hükümlerinin genişletici yorumlanmaması, ancak hak arama özgürlüğünü daraltmaması gerektiğini gösterir.