Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/246 E., 2023/582 K. sayılı kararında, 'istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü temyiz etmeye hakkı bulunmadığına ilişkin bir sınırlama'nın kanunlarda yer almadığı ve 'mahkemeye erişim hakkı' ile 'hak arama hürriyeti' bağlamında bu durumun nasıl yorumlandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259775

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/246 E., 2023/582 K. sayılı kararında, temyiz kanun yoluna ilişkin özel düzenlemelerin (CMK m. 286-307) istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın temyize hakkı bulunmadığına dair bir sınırlama içermediği açıkça belirtilmiştir. Kurul, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı bulunanların CMK'nın 260. maddesinde sayıldığını ve bu konuda Kanun'da bir sınırlama getirilmediğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, 'yoruma açık olmayan bir konuda herhangi bir sınırlayıcı hüküm içermeyen kanuni düzenlemelerin, bir temel hak ve özgürlük olan mahkemeye erişim hakkını daraltıcı şekilde yorumlanıp içtihatlarla sınırlandırılamayacağı'na hükmetmiştir. Bu, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti ile AİHS'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabileceği endişesiyle yapılmış bir yorumdur. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurmamış olmasının, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunma hakkını etkilemeyeceği kabul edilmiştir. Henüz doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceği gibi, istinaf kanun yoluna başvurulmamasının temyiz kanun yolundan feragat edildiği anlamına gelmeyeceği de belirtilmiştir.