6502 sayılı TKHK'nın 83. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 'Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez' hükmünü getirmektedir. Bu hükmün tüketici hukukunun diğer özel kanunlarla ilişkisi açısından 'lex specialis' ilkesine getirdiği istisnayı ve önemini açıklayınız.
6502 sayılı TKHK'nın 83. maddesinin (2) numaralı fıkrası, tüketici hukukunun genel hukuk dalları ve diğer özel kanunlar karşısındaki 'lex specialis derogat legi generali' (özel kanun genel kanunu ilga eder) ilkesine önemli bir istisna getirmektedir. Bu hükme göre, taraflardan birinin tüketici olduğu bir işlemle ilgili başka bir kanunda düzenleme olsa bile, bu durum işlemin 'tüketici işlemi' sayılmasını ve TKHK'nın 'görev ve yetkiye ilişkin hükümleri'nin uygulanmasını engellemez. Bu, Tüketici Mahkemelerinin (ve belirli parasal sınırlar altında Tüketici Hakem Heyetlerinin) tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda genel görevli mahkeme olma özelliğini koruduğu anlamına gelir. Örneğin, bir bankacılık işlemiyle ilgili uyuşmazlık, Bankacılık Kanunu'nda özel düzenlemeler içerse bile, eğer işlem bir 'tüketici işlemi' ise, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olacaktır. Bu düzenleme, dağınık mevzuatta tüketicinin korunması için özel yargılama usullerinin ve görevli mercilerin etkinliğini ve yeknesaklığını sağlamayı amaçlar, böylece tüketicinin hak arama yolunun karmaşık yasalara rağmen açık kalmasını temin eder.