CMK madde 286'da yer alan 'temyiz edilemez' kararların listesinin (2. fıkra) neden 'tahdidi' (sınırlayıcı) olduğu ve bu durumun 'hak arama özgürlüğü' ile 'adil yargılanma hakkı' (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) açısından nasıl yorumlanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları bağlamında açıklayınız.
CMK madde 286'nın (2) numaralı fıkrasında sayılan temyiz edilemez kararların listesi 'tahdidi' yani sınırlayıcı niteliktedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örn. 2018/113 K.) kararlarında bu durum açıkça vurgulanmıştır. Bu, kanun koyucunun sayılanlar dışında kalan kararların 'temyiz' kanun yoluna tabi olacağını, diğer bir anlatımla sınırlayıcı hükümler kapsamında yer almayan karar ve hükümlerin temyize tabi olduklarını düzenlediği anlamına gelir. Bu yorumun temel dayanağı, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan 'hak arama özgürlüğü' ve AİHS'nin 6. maddesinde yer alan 'adil yargılanma hakkı'nın bir uzantısı olan 'mahkemeye erişim hakkı'dır. Kurul, temel hak ve özgürlükleri daraltan normların kıyas yoluyla genişletilemeyeceği ve istisnai normların genişletici şekilde yorumlanamayacağı ilkesini benimsemiştir. Dolayısıyla, bir kararın temyiz edilemez olduğunun kabulü için bunun kanunda açıkça ve sınırlı bir şekilde belirtilmiş olması şarttır; aksi takdirde temyiz yolu açıktır. Bu yaklaşım, yargılamada etkin bir hukuki denetim mekanizmasının korunmasını ve kişilerin adil yargılanma haklarının güvence altına alınmasını sağlar.