Bir hukuk davasında ehliyetsizlik iddiası, Yargıtay kararlarına göre (HMK 282 emsal kararları bağlamında) neden kamu düzeniyle ilgili kabul edilmekte ve yargılamada öncelikle incelenmesi gereken bir husus olarak değerlendirilmektedir? Bu durumun diğer delillerin incelenmesine etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259761

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin HMK 282 emsal kararlarında (örn. 2016/12799 E., 2018/11037 K. ve benzerleri) tekrarla vurgulandığı üzere, ehliyetsizlik iddiası 'kamu düzeniyle ilgili' bir husustur. Bunun temel nedeni, fiil ehliyetinin bir kişinin hukuki işlem yapma yeteneğinin temelini oluşturmasıdır. Ayırtım gücünden yoksun bir kişinin yaptığı hukuki işlemler, yasa gereği geçerli bir irade beyanı içermediğinden, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere sonuç bağlanamaz (TMK m. 15). Bu durum, işlemin geçerliliğini kökten etkiler. Kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle, ehliyetsizlik iddiasının hâkim tarafından re'sen (kendiliğinden) araştırılması ve yargılamada diğer nedenlerden (örn. muris muvazaası, hile) 'öncelikle' incelenmesi gerekmektedir. Zira, ehliyetsizliğin saptanması halinde, diğer hukuki nedenlerin incelenme gereği ortadan kalkar, çünkü ehliyetsiz bir kişinin yaptığı işlem baştan itibaren geçersiz kabul edilecektir. Bu, yargılama ekonomisi ve hukuki kesinlik açısından da önem taşır.