5651 sayılı Kanun kapsamında verilen 'erişimin engellenmesi' kararına karşı, karardan haberdar olan içerik veya yer sağlayıcı ne kadar süre içinde ve hangi usulle itiraz edebilir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/7235 K. sayılı kararında, kararın ilgili şirkete tebliğ edilmemesine rağmen yapılan itirazın 'süresinde yapılmadığı' gerekçesiyle reddedilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25976

5651 sayılı Kanun'un 9/6. fıkrası, Sulh Ceza Hakimliğince verilen erişimin engellenmesi kararına karşı CMK hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebileceğini belirtir. CMK m. 268'e göre itiraz süresi, ilgililerin kararı 'öğrendiği' günden itibaren yedi gündür. Bu 'öğrenme', kararın tebliği ile olabileceği gibi, başka bir şekilde (örneğin, sitenin erişime engellendiğini fiilen görmesiyle) de olabilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/7235 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin itirazı 'süresinde yapılmadığı' gerekçesiyle reddetmesi şu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur: İtiraz eden şirkete, aleyhine verilen erişimin engellenmesi kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. Tebliğ yapılmadığı için, CMK m. 268'deki 7 günlük sürenin işlemeye başlaması mümkün değildir. Şirketin, kararın verilmesinden çok sonra yaptığı başvuru, 'öğrenme üzerine' yapılmış bir itiraz olarak kabul edilmelidir. Sürenin başlayabilmesi için ya usulüne uygun bir tebligat ya da ilgilinin kararı daha önce öğrendiğinin kesin olarak ispatlanması gerekir. Somut olayda bu koşullar sağlanmadığı için, mahkemenin itirazı süreden reddetmesi hatalıdır. Yapılması gereken, itirazın süresinde kabul edilerek, işin esasına girilmesi ve itirazın haklı olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu karar, kanun yoluna başvuru sürelerinin başlaması için 'öğrenme' unsurunun önemini ve usulüne uygun tebligatın gerekliliğini vurgulamaktadır.