Danıştay 7. Dairesi'nin 2008/7430 E., 2009/5579 K. sayılı kararında, vergi davalarında 'ihtirazi kayıtla ödeme'nin dava açma süresinin başlangıcı üzerindeki etkisi nasıl değerlendirilmiştir? Bu durumun ilgili mevzuat hükümleriyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259748

Danıştay 7. Dairesi'nin 2008/7430 E., 2009/5579 K. sayılı kararında, ihtirazi kayıtla ödeme yapılmasına rağmen dava açma süresi belirlenirken ödeme tarihinin esas alınmasının hukuken mümkün olmadığına hükmedilmiştir. Karar, 'gerek 2577 sayılı Kanunda, gerekse ilgili diğer kanunlarda, ihtirazi kayıtla ödemenin dava açma süresini başlatacağı yolunda herhangi bir düzenlemenin yer almaması karşısında; ihtirazi kayıtla ödemenin dava açma hakkı vermesi olanaklı olmadığından, dava açma süresinin ödeme tarihine göre belirlenmesi mümkün değildir' gerekçesini belirtmiştir. Dolayısıyla, uyuşmazlığı doğuran esas işlemin (burada tecil-terkin ve mahsup talebinin reddi) tebliğ tarihi esas alınarak dava açma süresi (vergi mahkemelerinde 30 gün) hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, ihtirazi kayıtla ödemenin hukuki statüsünü ve dava açma süresi üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koymuştur; ihtirazi kayıtla ödeme, mevcut bir idari işleme karşı dava açma süresini uzatan veya yeniden başlatan bir etkiye sahip değildir, ancak ödemenin kendisi hukuki bir uyuşmazlık yaratabilir.