Danıştay 11. Dairesi'nin 2012/5260 E., 2013/567 K. sayılı kararında, iptal edilen bir genel düzenleyici işlemin sonuçlarından yararlanmak amacıyla yapılan başvuruların dava açma süresi açısından hukuki niteliği nasıl değerlendirilmiştir? İYUK madde 10'un bu bağlamdaki rolünü açıklayınız.
Danıştay 11. Dairesi'nin 2012/5260 E., 2013/567 K. sayılı kararında, genel düzenleyici bir işlemin (Maliye Bakanlığı genel yazısı) Danıştay tarafından iptal edilmesi üzerine, bu iptal kararının doğurduğu hukuki durumdan yararlanmak amacıyla yapılan başvuruların hukuki niteliği incelenmiştir. Karar, iptal kararlarının iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağladığını belirtmiştir. Genel düzenleyici işlemin iptalinin sadece o davayı açanı değil, bu düzenleyici işlemle ilgili diğer kişileri de etkileyeceği vurgulanmıştır. Bu nedenle, iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği ve bu başvurunun 2577 sayılı İYUK madde 10 kapsamında yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, bu tür bir başvurunun reddi üzerine dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve önceki süre aşımı kararlarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.