Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 2015/5679 E., 2018/67 K. sayılı kararında, 5233 sayılı Kanun kapsamında terör ve terörle mücadeleden doğan zararların tazmini istemlerinde 'süregelen zararlar' ve 'yerleşim yerinin boşaltılması/boşalması' kavramları nasıl yorumlanmıştır? İdareye başvuru süresi açısından hangi ilke benimsenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259739

Danıştay 15. Dairesi'nin 2015/5679 E., 2018/67 K. sayılı kararında, 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşamama nedeniyle uğranıldığı belirtilen 'süregelen zararlar'ın tazmini istemlerinde, Kanun'un Geçici 4. ve 6. maddesindeki başvuru sürelerinin yorumu yapılmıştır. Yerleşim yerinin güvenlik nedeniyle 'tamamen' boşaltılmış/boşalmış olması halinde, yerleşim yerine dönüşün başladığı tarihe kadar oluşan maddi zararın idarece karşılanabileceği belirtilmiştir. Kararda, 'mal varlığına ulaşamadığını ileri süren kişilerin her yıl başvuru yapmasını ve sonucuna göre dava açmasını beklemenin hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı ve yargılamanın mümkün olan süratte ve az masrafla sonuçlandırılması yani usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı' vurgulanmıştır. Bu nedenle, başvuru tarihinden geriye doğru (30/05/2007 tarihine kadar) bir değerlendirme yapılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceği ilkesi benimsenmiştir. Köyün halen boş olduğu ve güvenlik kaygısının devam ettiği durumlarda zararın süregeldiği kabul edilir. Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP) kapsamında olup olmadığı, güvenlik kaygısının minimize edilip edilmediği gibi kriterler de değerlendirilmelidir.