Cemal Kaşıkçı başvurusunda, kovuşturmanın Suudi Arabistan yargı makamlarına devredilmesi kararı ve bu kararın alınmasında 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun 24. maddesinin nasıl uygulandığını açıklayınız. AYM'nin bu devir kararını yaşam hakkının usul boyutu açısından nasıl değerlendirdiğini tartışınız.
Cemal Kaşıkçı başvurusunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların yabancı uyruklu olması ve Türkiye'de hazır bulundurulamaması nedeniyle (6706 sayılı Kanun m. 24/1-a) kovuşturmanın Suudi Arabistan'a devredilmesine karar vermiştir. Bu kararın alınmasında Adalet Bakanlığı'nın olumlu görüşü etkili olmuştur (§ 53). AYM, kovuşturmanın devri kurumunun uluslararası adli işbirliği yöntemi olduğunu, ancak bunun doğrudan yetkisizlik kararı niteliğinde olmadığını belirtmiştir (§ 159, 160). Yaşam hakkının ihlali gibi kritik durumlarda, faillerin cezalandırılarak hesap verilebilirliğin sağlanması ve benzer olayların tekrarlanmasının önlenmesinin önemine vurgu yapılmıştır (§ 161). AYM, Türk makamlarının sanıkları hazır etmek için uzun süre çaba gösterdiğini ve Suudi makamlarının işbirliğine yanaşmadığını kabul etmiştir (§ 165). Sonuç olarak, Türk adli makamlarının uluslararası işbirliğini sağlama ve kovuşturmayı yürütmede gereken çabayı gösterdiği, hatta devir sonrası Suudi Arabistan'da bazı sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı çıkmasının Türk makamlarının çabaları sayesinde olduğu değerlendirilerek, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır (§ 166, 167).