Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2390 E., 2018/107 K. sayılı kararında, bilirkişi raporlarının denetlenmesi ve hükme esas alınmasında hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştır? Özellikle çelişkili raporlar ve uzman bilirkişi heyeti oluşturulması bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259678

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2390 E., 2018/107 K. sayılı kararında, mahkemenin bilirkişi görüşlerini diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği (HMK m. 282) ve bilirkişi raporlarındaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması görevinin mahkemeye ait olduğu (HMK m. 281/2) belirtilmiştir. Karar, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının 'eksiksiz ve yeterli derecede kanaat verici' olması gerektiğini, 'raporlarda varılan sonuçların teknik ve hukuki dayanaklarının, dökümlerinin ve ayrıntılarının gösterildiğinden, tarafların teknik itirazlarını karşıladığından ve Yargıtay denetimine elverişli bulunduğundan' söz edilemeyeceğini tespit etmiştir. Özellikle, farklı bilirkişi raporları arasındaki 'fahiş farklılık ve çelişkilerin giderilmemesi' ve 'maddi gerçeği ortaya çıkaran, doyurucu ve yeterli rapor alınmaması' bozma nedeni olarak gösterilmiştir. Mahkemenin, uzman bilirkişi heyeti (örneğin Biyomedikal Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı) oluşturarak yeniden keşif yapması gerektiği ifade edilmiştir.