Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/11425 E., 2018/10514 K. sayılı kararında, tapu iptali davalarında sadece 'iptal' isteğinde bulunulup 'tescil' isteğinde bulunulmaması durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerektiği belirtilmiştir? Bu durumun 'dolu pafta sistemi' ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/11425 E., 2018/10514 K. sayılı kararında, davacının sadece tapu kaydının iptalini istemesi ancak tescil isteğinde bulunmaması halinde mahkemenin izlemesi gereken yol açıklanmıştır. Karara göre, tescil isteği iptali kapsarken, iptal isteği tescili kapsamaz. Ancak tapu kaydına dayanılarak açılan bir iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, 'iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkan tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir.' Karar, sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun iptaline karar verilmesinin, tapulu bir taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğuracağını ve bunun devletin 'dolu pafta sistemi' genel ilkesiyle (tüm taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarının belirlenerek sicile bağlanması) bağdaşmadığını belirtmiştir.