Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2014/5579 E. sayılı kararında, hareketli makineler sigorta poliçesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi, ancak davacının itirazı üzerine alınan ve tam tersi bir sonuca varan ek raporu gerekçe göstermeden dikkate almaması neden bozma sebebi olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259672

Bu durumun bozma sebebi olması, hakimin HMK m. 282'deki takdir yetkisini kullanırken adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'gerekçeli karar' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini ihlal etmesidir. Olayda, ilk rapor 'eksik sigorta' bulunduğunu belirtmiş, mahkeme bunu benimsemiştir. Davacı, poliçe şartlarına göre sigorta değerinin 'rayiç bedel' üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu nedenle eksik sigorta olmadığını belirterek itiraz etmiş ve bu itiraz üzerine alınan ek raporda bilirkişiler davacıyı haklı bularak 'eksik sigorta söz konusu değildir' demiştir. Mahkemenin yapması gereken, bu iki çelişkili rapor karşısında; ya çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmak (HMK m. 281/3) ya da ek raporu neden hatalı bulduğunu ve ilk raporu neden üstün tuttuğunu denetime elverişli, somut gerekçelerle kararında açıklamaktır. Mahkeme, davacının itirazı üzerine alınmasını sağladığı ve lehine olan ek raporu adeta yok sayarak, hiçbir gerekçe göstermeden ilk rapora göre karar vermiştir. Bu, tarafların delil sunma ve delilleri tartışma hakkını anlamsız kılmakta ve kararın neden bu şekilde verildiğini anlaşılmaz hale getirmektedir. Yargıtay, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra, özellikle de birbiriyle çelişen raporlar varken, 'denetime elverişli gerekçe göstermeksizin' birini diğerine tercih etmesini, takdir yetkisinin keyfi kullanımı olarak görmüş ve kararı bozmuştur.