Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2014/8940 E. sayılı kararında, çıkan ortağın payının ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği hususunda, bilirkişi incelemesinde sadece 'giderlerin' esas alınıp 'gelirlerin' incelenmemesi neden eksik inceleme sayılmıştır?
Bu durumun eksik inceleme sayılmasının temel nedeni, bir kooperatifin mali durumunun ve mevcudiyetini (varlığını) sürdürebilme kapasitesinin, sadece giderlerine bakılarak anlaşılamayacağıdır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürme riski, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenen, çıkan ortağa yapılacak ödemelerin ertelenebilmesi için bir kriterdir. Bu riskin doğru bir şekilde tespiti için kooperatifin 'net mali pozisyonunun' ortaya konulması gerekir. Bu da ancak kooperatifin hem varlıkları ve gelirleri hem de borçları ve giderleri birlikte değerlendirilerek yapılabilir. Bilirkişi raporunun sadece giderlere odaklanması, kooperatifin mali tablosunun sadece bir yüzünü gösterir. Kooperatifin yüksek giderleri olabilir, ancak bu giderleri karşılayacak veya aşacak düzeyde gelirleri (aidatlar, satış gelirleri, kira gelirleri vb.) de olabilir. Gelirler hesaba katılmadan, yapılacak bir ödemenin kooperatifi mali sıkıntıya sokup sokmayacağı, yani mevcudiyetini tehlikeye atıp atmayacağı anlaşılamaz. Bu, 'tek bacağı olan bir adamın yürümesini değerlendirmeye' benzer. Yargıtay, bu nedenle, kooperatifin gelir-gider dengesi, aktif-pasif durumu ve genel bilançosu bir bütün olarak incelenmeden verilen bilirkişi raporunu 'eksik inceleme' olarak nitelendirmiş ve bu rapora dayalı kararı bozmuştur. Doğru bir değerlendirme için kooperatifin tüm mali verilerinin (bilanço, gelir-gider cetvelleri vb.) incelenmesi zorunludur.