Danıştay 2. Dairesi'nin 2013/11116 E. sayılı kararında, öğretmenin norm kadro fazlası sayılmasına neden olan önceki işlemlerin (normun artırılması ve yeni atama) dava açma süresinin, bu işlemlerin tesis edildiği tarihten değil, davacının 'norm kadro fazlası olduğunun tebliğ edildiği' tarihten başlatılması gerektiğine karar verilmiştir. Bu yorumun hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259665

Bu yorumun hukuki gerekçesi, 'dava açma ehliyeti' için gerekli olan 'menfaat ihlali'nin ne zaman gerçekleştiğiyle ilgilidir. İdari davalarda dava açma süresi, kural olarak hukuka aykırı olduğu iddia edilen işlemin ilgiliye tebliğiyle başlar. Ancak bazı durumlarda, bir işlem tesis edildiği anda ilgili için doğrudan bir hak kaybı veya menfaat ihlali doğurmaz. Bu tür işlemler, ancak kendilerine dayanılarak yeni bir işlem (uygulama işlemi) tesis edildiğinde ilgili açısından hukuki sonuç doğurur. Karardaki olayda, okulun kimya norm kadrosunun 3'ten 4'e çıkarılması ve bu kadroya yeni bir öğretmenin atanması işlemleri, o an için davacının hukuki durumunda doğrudan bir değişiklik yaratmamıştır. Davacı, bu işlemler nedeniyle görevinden alınmamış veya maaşını kaybetmemiştir. Davacı için somut ve kişisel 'menfaat ihlali', daha sonra okulun norm kadrosunun tekrar 3'e düşürülmesi ve bu nedenle kendisinin 'norm kadro fazlası' sayılarak geçici görevlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Danıştay'a göre, davacının dava açmasını gerektiren asıl hak kaybı bu son işlemle doğmuştur. Bu nedenle, davacı bu son işlemi öğrendiği tarihten itibaren süresi içinde dava açarken, bu işlemin hukuki dayanağı olan önceki işlemleri de (norm artırımı ve atama) hukuka aykırılık iddiasıyla dava konusu yapabilir. Bu yorum, İYUK m. 7/4'teki düzenleyici işlemin uygulanması üzerine dava açma mantığına paraleldir ve kişilerin, kendileri için henüz somut bir sonuç doğurmamış işlemlere karşı dava açmaya zorlanmasını engeller.