Cemal Kaşıkçı kararında, kovuşturmanın Suudi Arabistan'a devredilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı görüşünün iptali için açılan davanın, idare mahkemesi tarafından 'idari davaya konu olabilecek işlem mahiyetinde olmadığı' gerekçesiyle reddedilmesinin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259663

İdare mahkemesinin bu kararı vermesinin hukuki dayanağı, Adalet Bakanlığı'nın verdiği görüşün, tek başına hukuki sonuç doğuran, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir 'idari işlem' niteliğinde olmamasıdır. 6706 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre, kovuşturmanın devri talebinde bulunma ve bu konuda nihai kararı verme yetkisi adli mercilere, yani mahkemeye aittir. Adalet Bakanlığı (Merkezi Makam), bu süreçte sadece bir 'görüş' bildirmektedir. Bakanlığın görüşü, mahkeme için bir ön şart niteliğinde olsa da, bağlayıcı değildir. Mahkeme, Bakanlığın olumlu görüşüne rağmen devir talebini reddedebileceği gibi, olumsuz görüşüne rağmen devir kararı veremez (çünkü kanun olumlu görüş arar). Nihai karar, yargısal bir faaliyet olan kovuşturma kapsamında, mahkeme tarafından verilmektedir. İdari yargının denetleyebileceği işlemler, idarenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği, ilgililerin hukuki durumunda doğrudan değişiklik yaratan icrai nitelikteki işlemlerdir. Bakanlığın görüşü ise, bir yargılama faaliyetinin içindeki hazırlık veya usul işlemi niteliğindedir ve tek başına bir hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonucu doğuran asıl işlem, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği 'kovuşturmanın durması ve devredilmesi' kararıdır. Bu karar da adli yargı kararı olduğu için idari yargıda değil, kendi kanun yolu olan itiraz ve temyiz (somut olayda itiraz) yoluyla denetlenir. Bu nedenle idare mahkemesi, Bakanlık görüşünün idari davaya konu olamayacağına karar vermiştir.