TKHK m. 6, 'Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe satışından kaçınılamaz' hükmünü içermektedir. Bu hükmün ihlali halinde uygulanacak yaptırım nedir ve bu kuralın borçlar hukuku açısından anlamı nedir?
Bu hükmün ihlali, yani satıcının teşhir ettiği malı haklı bir sebep olmaksızın satmaktan kaçınması halinde, TKHK m. 77/1(b) uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanır. Bu ceza, 'aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için iki bin iki yüz Türk Lirasından (her yıl yeniden değerleme oranında artırılır) az olmamak üzere satışından kaçınılan mal veya hizmetin tüm vergiler dahil toplam satış fiyatının yüzde onu kadar' olarak belirlenmiştir. Bu idari yaptırımın yanı sıra, kuralın borçlar hukuku açısından da bir anlamı vardır. Vitrinde, rafta veya internet sitesinde fiyatı ve özellikleri belirtilerek sergilenen bir mal, Borçlar Hukuku anlamında bir 'icap' (teklif) niteliğindedir. Bu, herkese yöneltilmiş, bağlayıcı bir tekliftir. Tüketici, bu malı satın almak istediğini beyan ettiğinde, satıcının bu teklifini kabul etmiş olur ve taraflar arasında bir satış sözleşmesi kurulur. Satıcının bu aşamada 'vazgeçtim, satmıyorum' demesi, kurulmuş olan sözleşmenin ifasından haksız olarak kaçınması anlamına gelir. Bu durumda tüketici, idari şikayet yoluna ek olarak, hukuki yollara da başvurabilir. Tüketici, Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak, sözleşmenin ifa edilmesini (malın kendisine satılmasını) talep edebilir veya satıcının ifadan kaçınması nedeniyle uğradığı bir zarar varsa bunun tazminini isteyebilir.