Bir ceza davasında, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olduğu anlaşılan bir çocuk hakkında Cumhuriyet Savcısı kamu davası açmıştır. Mahkemenin bu durumda vermesi gereken karar ne olmalıdır? Bu çocuğun eylemi nedeniyle oluşan zarar için çocuklara özgü güvenlik tedbirleri kapsamında bir karar verilebilir mi? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2011/30619 sayılı kararındaki ayrımı da dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25965

TCK m. 31/1, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğunun mutlak olarak bulunmadığını ve bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamayacağını amirdir. Bu, bir kovuşturma şartıdır. Cumhuriyet Savcısının bu durumu gözden kaçırarak kamu davası açması halinde, mahkemenin yapması gereken, davanın esasına girmeksizin CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesine' karar vermektir. Çünkü sanığın yaşının küçük olması nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmaması, bir muhakeme engelidir. Yanlışlıkla dava açılmış olsa bile ceza davasına bakılamaz. Çocuğun eylemi nedeniyle oluşan zararın tazmini ceza mahkemesinin konusu değildir, bu husus hukuk mahkemelerinde ayrıca dava edilebilir. Ancak ceza mahkemesi, ceza sorumluluğu olmasa da çocuk hakkında 'çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine' hükmedilip edilmeyeceğini değerlendirmelidir. TCK m. 31/1'in son cümlesi 'Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.' demektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2011/30619 sayılı kararında ise önemli bir ayrım yapılmıştır. Karara göre, 12 yaşından küçük çocuklar suç kovuşturmasının tarafı olamayacağından, ceza mahkemesi bu çocuk hakkında doğrudan bir güvenlik tedbirine hükmedemez. Ceza mahkemesi düşme kararı verdikten sonra, güvenlik tedbiri ihtiyacı olup olmadığına, Çocuk Koruma Kanunu hükümleri çerçevesinde görevli olan 'çocuk mahkemesi' veya 'aile mahkemesi' (yoksa asliye hukuk mahkemesi) karar vermelidir. Yani ceza mahkemesi sadece düşme kararı verir, güvenlik tedbiri kararını ise görevli hukuk/çocuk mahkemesi verir. Bu durum, 12-15 yaş grubunda olup cezai ehliyeti olmadığı saptanan çocuklardan farklıdır; o durumda ceza mahkemesi 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı ile birlikte güvenlik tedbirine de kendisi hükmeder.