Tüketici, satın aldığı cep telefonunun ayıplı çıkması üzerine TKHK m. 11 uyarınca 'sözleşmeden dönme' hakkını kullanmıştır. TKHK m. 11/5'e göre satıcının bedeli 'derhal' iade etmesi gerekir. Bu 'derhal' ifadesi uygulamada nasıl yorumlanmalıdır ve satıcı bu yükümlülüğünü yerine getirmezse ne gibi sonuçlarla karşılaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259640

'Derhal' ifadesi, hukuken 'gecikmeksizin', 'makul olan en kısa sürede' ve 'ilk fırsatta' anlamında yorumlanmalıdır. Bu, satıcının keyfi olarak ödemeyi geciktiremeyeceği anlamına gelir. Uygulamada bu süre, işlemin niteliğine göre birkaç saat ile birkaç iş günü arasında değişebilir. Örneğin, nakit ödeme yapılmışsa iadenin anında yapılması beklenirken, kredi kartı ile yapılan ödemelerde bankacılık süreçleri nedeniyle bu süre 1-7 iş gününü bulabilir. Yargıtay kararlarında 'derhal' ifadesi, dürüstlük kuralı çerçevesinde, hayatın olağan akışına uygun en kısa süre olarak kabul edilmektedir. Satıcı, bu yükümlülüğünü 'derhal' yerine getirmezse, temerrüde düşmüş sayılır. Bu durumda şu sonuçlarla karşılaşır: 1) Temerrüt Faizi: Tüketici, iade edilmesi gereken bedel için, satıcının temerrüde düştüğü tarihten (yani iadenin yapılması gereken makul sürenin bittiği andan) itibaren yasal temerrüt faizi talep edebilir. 2) İcra Takibi: Tüketici, alacağı için satıcı aleyhine ilamsız icra takibi başlatabilir. Satıcının itirazı halinde, itirazın iptali davası açarak alacağını talep edebilir. Bu davada alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hak kazanabilir. 3) Tüketici Hakem Heyeti/Mahkemesi: Tüketici, alacağının miktarına göre Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak veya Tüketici Mahkemesi'nde dava açarak bedelin iadesine karar verilmesini isteyebilir.