TKHK Madde 10/1'de yer alan 'Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir' hükmü, ispat hukuku açısından ne anlama gelmektedir? Bu karinenin çürütülmesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259621

Bu hüküm, ispat hukuku açısından tüketici lehine getirilmiş bir 'yasal karine'dir. Normalde, bir malın ayıplı olduğunu ve bu ayıbın satın alma anında mevcut olduğunu ispat yükü alıcıya (tüketiciye) aittir. Ancak bu, tüketici için çoğu zaman teknik bilgi gerektiren ve zor bir ispattır. TKHK m. 10/1, bu ispat yükünü ilk altı ay için tersine çevirir. Buna göre, mal teslim alındıktan sonraki ilk altı ay içinde bir ayıp ortaya çıkarsa, kanun bu ayıbın mal teslim edildiğinde zaten var olduğunu varsayar. Bu durumda, ayıbın sonradan, tüketici hatasıyla oluştuğunu ispat yükü satıcıya geçer. Satıcı, malın ayıplı olmadığını veya ayıbın tüketici tarafından yanlış kullanım, düşürme, sıvı teması gibi bir nedenle sonradan meydana geldiğini ispatlayamazsa, ayıptan sorumlu olur. Evet, bu karine çürütülebilir. Madde metninde 'Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz' denilmektedir. Örneğin, kolayca kırılabilen cam bir ürünün teslimden 5 ay sonra kırık olduğunun iddia edilmesi durumunda, bu ayıbın niteliği gereği sonradan oluşma ihtimali çok yüksek olduğu için karine uygulanamayabilir. Aynı şekilde satıcı, teknik bir raporla veya başka delillerle ayıbın tüketici hatasından kaynaklandığını ispatlayarak bu yasal karineyi çürütebilir.