TKHK Madde 7/1'e göre 'Sipariş edilmeyen malların gönderilmesi ya da hizmetlerin sunulması durumunda, tüketiciye karşı herhangi bir hak ileri sürülemez.' Bu hükmün arkasındaki hukuki mantık nedir ve tüketicinin bu durumda gönderilen mala karşı hukuki yükümlülükleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #259620

Bu hükmün arkasındaki hukuki mantık, tüketicinin iradesi dışında bir borç ilişkisine zorlanmasını engellemektir. Sözleşme hukukunun temel prensibi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları (icap ve kabul) ile sözleşmenin kurulmasıdır. Sipariş edilmeyen mal göndermek, satıcının yaptığı bir icap (teklif) olarak kabul edilebilir. Ancak TKHK m. 7/1, bu durumda tüketicinin sessiz kalmasının veya malı kullanmasının bir 'kabul beyanı' olarak yorumlanamayacağını açıkça düzenleyerek, 'zımni kabul' olasılığını ortadan kaldırır. Bu, tüketicinin pasif kalmasıyla bir sözleşme kurulmasını ve borç altına girmesini önleyen, tüketiciyi koruyucu özel bir hükümdür. Tüketicinin bu durumda gönderilen mala karşı hukuki yükümlülükleri ise kanunda açıkça 'yoktur' şeklinde belirtilmiştir. Madde metni, 'Tüketicinin malı geri göndermek veya muhafaza etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur' demektedir. Bu, tüketicinin malı saklamak, korumak veya satıcıya iade etmek için herhangi bir masraf veya çaba sarf etmek zorunda olmadığı anlamına gelir. Tüketici malı dilediği gibi kullanabilir veya atabilir. Satıcı, bu mala dayanarak tüketiciden ne malın bedelini ne de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bir tazminat talep edebilir. Sorumluluk tamamen, sipariş edilmemiş malı gönderen satıcıya aittir.