Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2021/12527 E. sayılı kararında, BAM tarafından ilk derece mahkemesi hükmüne TCK m. 53/5 uyarınca bir hak yoksunluğu eklenerek 'düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verilmesi neden bozma sebebi sayılmıştır? Bu karar, BAM'ın duruşma açmadan karar verebileceği hallerin sınırları hakkında ne ifade etmektedir?
Bu kararın bozma sebebi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) sanık aleyhine yeni bir hukuki sonuç doğuran bir yaptırımı (TCK m. 53/5 uyarınca hak yoksunluğu) duruşma açmaksızın, dosya üzerinden 'düzeltme' yoluyla eklemesidir. CMK m. 280, BAM'ın duruşma açmadan, dosya üzerinden 'düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verebileceği halleri sınırlar. Bu haller, genellikle esasa etki etmeyen, açık hukuka aykırılıkların veya maddi hataların düzeltilmesi gibi durumlardır. Ancak, ilk derece mahkemesinin hiç uygulamadığı ve sanığın aleyhine olan yeni bir yaptırımın (hak yoksunluğu gibi bir güvenlik tedbiri) eklenmesi, basit bir düzeltme işlemi değildir. Bu, hükmün sonucunu sanık aleyhine ağırlaştıran, esasa ilişkin yeni bir değerlendirme ve karar gerektiren bir durumdur. Yargıtay'a göre, bu tür aleyhe bir değişiklik yapılabilmesi için BAM'ın CMK m. 280/1(g) (şimdi m. 280/1(e)) uyarınca 'davanın yeniden görülmesine' karar vererek duruşma açması, delilleri tartışması ve sanığa bu konuda savunma hakkı tanıması gerekirdi. Duruşma açılmadan, dosya üzerinden aleyhe böyle bir ekleme yapılması, savunma hakkının (Anayasa m. 36) kısıtlanması anlamına geldiği için usule aykırıdır ve bozma nedenidir. Bu karar, BAM'ın 'düzeltme' yetkisinin sanığın aleyhine esasa ilişkin yeni kararlar vermeyi kapsamadığını ve bu tür durumların duruşma açılmasını zorunlu kıldığını göstermektedir.