İYUK Madde 7/4'e göre, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına rağmen, 'bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.' Bu hüküm, dava açma süresi açısından nasıl bir ikili mekanizma kurmaktadır? Danıştay 6. Dairesi'nin 2012/3617 E. sayılı kararında bu ilke nasıl uygulanmıştır?
İYUK Madde 7/4, düzenleyici işlemlere (yönetmelik, imar planı, tebliğ vb.) karşı dava açmak için ikili bir mekanizma sunmaktadır: 1) Doğrudan İptal Davası: İlgililer, düzenleyici işlemin Resmi Gazete'de veya başka bir yöntemle ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren genel dava açma süresi (Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün) içinde doğrudan doğruya düzenleyici işlemin iptali için dava açabilirler. 2) Uygulama İşlemi Üzerine Dava Açma (Dolaylı Dava Hakkı): İlgililer, ilk 60 günlük süreyi kaçırmış olsalar bile, hak arama özgürlükleri tamamen ortadan kalkmaz. İdare, bu düzenleyici işleme dayanarak ilgili hakkında kişisel, somut bir 'uygulama işlemi' (örneğin, imar planına dayalı ruhsat vermeme, yönetmeliğe dayalı para cezası kesme) tesis ettiğinde, ilgili bu uygulama işleminin kendisine tebliğinden itibaren başlayan yeni dava açma süresi içinde, sadece uygulama işleminin iptalini, sadece dayanak düzenleyici işlemin iptalini veya her ikisinin birden iptalini talep edebilir. Danıştay 6. Dairesi'nin 2012/3617 E. sayılı kararında bu ilke, imar planları arasındaki hiyerarşi üzerinden uygulanmıştır. Kararda, 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı süresinde dava açılmamış olsa bile, bu plana dayanılarak hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, nazım imar planının bir 'uygulama işlemi' niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, süresi içinde 1/1000 ölçekli plana karşı açılan davada, davacının aynı zamanda dayanak olan ve dava açma süresi geçmiş gibi görünen 1/5000 ölçekli nazım imar planının da iptalini isteyebileceğine karar verilmiştir. Bu, İYUK m. 7/4'ün sağladığı güvencenin tipik bir örneğidir ve düzenleyici işlemlerin sürekli olarak yargı denetimine tabi tutulmasını sağlar.