Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri için TKHK Madde 41'de öngörülen şekil şartı (tapu siciline tescil veya noterden düzenleme şeklinde satış vaadi) ile aynı maddenin 'Aksi hâlde satıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez' hükmü arasındaki ilişkiyi, özellikle de 'tek taraflı bağlamazlık' yaptırımı açısından analiz ediniz.
TKHK Madde 41, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri için adi yazılı şeklin ötesinde, nitelikli bir şekil şartı (tapuya tescil veya noterde düzenleme şeklinde satış vaadi) öngörür. Normalde, Türk hukukunda şekle aykırılık sözleşmeyi kesin hükümsüz kılar (TBK m. 12). Ancak TKHK, tüketiciyi koruma amacıyla bu genel kuraldan ayrılmıştır. 'Aksi hâlde satıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez' hükmü, doktrinde 'tek taraflı bağlamazlık' veya 'nispi geçersizlik' olarak adlandırılan özel bir yaptırım öngörür. Bu yaptırıma göre: 1) Tüketici, şekle aykırı olarak (örneğin adi yazılı) yapılmış sözleşmenin geçersizliğini her zaman ileri sürebilir ve ödediği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir. 2) Satıcı (müteahhit) ise, sözleşmenin şekle aykırı olduğunu ileri sürerek yükümlülüklerinden (konutu teslim etme gibi) kaçamaz. Sözleşme, satıcı açısından geçerli ve bağlayıcıdır. Tüketici eğer sözleşmenin ifasını talep ederse, satıcı 'sözleşme geçersizdir' diyemez. Bu düzenleme, şekil şartını tüketicinin lehine bir koruma aracı haline getirirken, bu şartı kötüye kullanabilecek olan satıcının elinden bu imkanı almaktadır. Amaç, genellikle daha güçlü konumda olan ve sözleşmeyi hazırlayan satıcının, kendi ihmali veya bilinçli tercihi olan şekil eksikliğini daha sonra tüketici aleyhine bir savunma olarak kullanmasını engellemektir.