TKHK Madde 5'te düzenlenen 'haksız şart' kavramı ile Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel işlem koşulları denetimi arasında nasıl bir ilişki vardır? TKHK m. 5/7'de yer alan 'asli edim yükümlülükleri arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz' hükmü, haksız şart denetiminin kapsamını nasıl sınırlandırmaktadır?
TKHK Madde 5'teki 'haksız şart' denetimi, Türk Borçlar Kanunu'nun 20-25. maddelerindeki genel işlem koşulları denetiminin tüketici sözleşmeleri alanındaki özel bir yansımasıdır. Her ikisi de standart sözleşmelerde tek taraflı olarak dayatılan ve taraflar arasındaki dengeyi bozan koşullara karşı daha zayıf tarafı (tüketiciyi) korumayı amaçlar. Ancak TKHK, tüketici lehine daha koruyucu hükümler içerir. TKHK m. 5/7'deki 'sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki... dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz' hükmü, içerik denetiminin sınırını çizer. Buna göre, haksız şart denetimi yapılırken, sözleşmenin ana konusunu oluşturan edimler (örneğin, satılan malın kendisi ile satış bedeli) arasındaki dengeye müdahale edilemez. Yani mahkeme, 'bu mal bu fiyata satılmaz, fiyat çok yüksek' diyerek bir fiyat denetimi yapamaz. Bu ilkeye 'bedel-karşı bedel dengesine dokunmama' (price-performance ratio) kuralı denir. Denetim, asli edimlerin dışındaki, yani tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen yan şartlar (örneğin, tek taraflı sözleşmeyi değiştirme yetkisi, fahiş cezai şartlar, ispat yükünü tersine çeviren hükümler, uyuşmazlıklarda yetki şartı gibi) üzerinde yoğunlaşır. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır: Denetim yapılamaması için söz konusu şartın 'açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olması' gerekir. Eğer asli edime ilişkin bir şart (fiyat gibi) açık ve anlaşılır değilse, bu durumda bu kural uygulanmaz ve o şart da haksız şart denetimine tabi olabilir.