Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesine göre, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar kendi işlemleriyle borç altına girebilirler mi? Hangi durumlarda yasal temsilcilerinin rızası gerekmez?
Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesine göre, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Bunun yanında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar. (TMK m. 16, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/38 E., 2020/516 K.)