Bir davada, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin, daha sonra kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddiasıyla hakkında ceza davası açılmış, ancak delil yetersizliğinden beraat etmiştir. Aleyhine hüküm verilen taraf, HMK m. 375/1-f ve 375/2'ye dayanarak yargılamanın iadesini talep edebilir mi? 'Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise' ifadesinin bu olaydaki uygulama alanını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #25946

Bu durumda yargılamanın iadesi talebi kural olarak kabul edilmez, ancak istisnai bir durum söz konusu olabilir. HMK m. 375/1-f'nin uygulanabilmesi için, kural olarak aynı kanunun 375/2. fıkrası gereği, bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun 'kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması' şartı aranır. Somut olayda bilirkişi beraat ettiği için bu şart gerçekleşmemiştir. Ancak, HMK m. 375/2'nin ikinci cümlesi önemli bir istisna getirmektedir: 'Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.' Bu hükmün somut olaya uygulanması şöyledir: Eğer ceza mahkemesinin beraat kararının gerekçesi 'delil yetersizliği' ise, bu durum, iade talebinde bulunan tarafın hukuk mahkemesinde bilirkişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ispat etme hakkını ortadan kaldırır. Çünkü kanun, 'delil yokluğundan başka bir sebeple' mahkumiyet kararı verilememiş olmasını aramaktadır. Delil yetersizliği beraatı bu kapsama girmez ve iade yolunu kapatır. Fakat, ceza davası 'delil yetersizliği' dışında bir nedenle (örneğin, suçun unsurlarının oluşmaması, kastın ispatlanamaması gibi sübjektif unsurların eksikliği, şikayetten vazgeçme, af, zamanaşımı gibi) mahkumiyetle sonuçlanmamışsa, o zaman yargılamanın iadesini isteyen taraf, hukuk mahkemesinde bilirkişinin raporunun kasten gerçeğe aykırı olduğunu ispatlama imkanına sahip olur. Hukuk mahkemesi bu iddiayı öncelikle inceler ve ispatlanırsa yargılamanın iadesine karar verir. İspatlayamazsa, iade talebini reddeder.