Bir boşanma davasında, davalı-karşı davacı kadın, eşinin hileli davranışları sonucu anlaşmalı boşanma protokolünü imzaladığını, bu protokolde velayet ve nafaka konularında iradesinin fesada uğratıldığını iddia ederek, kesinleşen boşanma hükmüne karşı HMK m. 375/1-h uyarınca yargılamanın iadesini talep etmiştir. Diğer yandan, boşanma kararı sonrası yapılan DNA testi ile müşterek çocuğun davacıdan olmadığı ortaya çıkmıştır. Mahkeme, DNA raporunu 'yeni delil' olarak kabul edip HMK m. 375/1-h uyarınca yargılamanın iadesi talebini kabul etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/1368 E., 2018/3118 K. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmiştir? 'Hile' kavramının bu maddedeki kapsamını ve 'yeni delil' ile 'hileli davranış' arasındaki ayrımı açıklayınız.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/1368 E., 2018/3118 K. sayılı kararında, mahkemenin bu kabulü hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur. Karara göre, HMK m. 375/1-h'de belirtilen 'hile', lehine karar verilen tarafın karara etki eden aktif, aldatmaya yönelik bir eylemini gerektirir. Davalı kadının, çocuğun biyolojik babasının kim olduğu konusunda 'susması' veya gerçeği gizlemesi, bu madde kapsamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte bir 'hileli davranış' olarak yorumlanamaz. Yargıtay, 'hiç kimse bir davada aleyhine beyanda bulunma yükümlülüğü altına sokulamaz' ilkesine atıf yapmıştır. 'Yeni delil' ile 'hileli davranış' arasındaki ayrım burada kritik öneme sahiptir. HMK m. 375/1-ç, tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin (yeni delilin) sonradan bulunmasını ayrı bir iade sebebi olarak düzenler. DNA raporu, bu kapsamda bir 'yeni delil' olarak değerlendirilebilir. Ancak mahkeme, kararını (h) bendindeki 'hile' sebebine dayandırmıştır ki Yargıtay'a göre bu yanlıştır. Kadının susması hile değildir. Bu durumda, davacı babanın, soybağının reddi davası açarak çocukla arasındaki hukuki bağı ortadan kaldırması ve ardından nafakanın kaldırılması veya iadesi için ayrı davalar açması daha doğru bir hukuki yoldur. Anlaşmalı boşanma kararının temelini sarsan bu yeni durum, boşanma kararının kendisinin değil, boşanmanın fer'isi olan nafaka gibi hükümlerin değiştirilmesi için ayrı bir dava konusu olabilir. Ancak kesinleşmiş boşanma hükmünün 'hile' sebebiyle iadesi için Yargıtay'ın aradığı şartlar oluşmamıştır.