CMK 237. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun fiil ehliyetine ilişkin hükümleriyle nasıl bir ilişki içindedir?
CMK 237. maddesi gerekçesinde belirtildiği üzere, katılmanın niteliği itibarıyla şahsa sıkı surette bağlı haklardan olması ve Türk Medeni Kanunu'nun fiil ehliyeti hükümleri (m.14, 15, 16) birlikte gözetildiğinde; suçun mağduru olan küçük veya kısıtlı ayırt etme gücüne sahip ise, davaya katılma veya katılmama noktasında iradesine bakılacak kişi mağdurun bizzat kendisidir. Kanuni temsilcisinin veya görevlendirilen vekilin bu konudaki beyanının bir önemi olmayacaktır. Ancak, ayırt etme gücüne sahip değilse, katılma konusundaki haklarını kanuni temsilcisi kullanabilir. (CMK m. 237, TMK m. 14, 15, 16, CMK Madde 237 Gerekçesi)