Suç tarihinde 16 yaşında olan bir sanık hakkında mahkeme, yaş küçüklüğü indirimini düzenleyen TCK m. 31/3'ü uygulamış ancak ÇKK m. 35 uyarınca sosyal inceleme raporu aldırmadığı gibi, rapor aldırmama gerekçesini de kararında göstermemiştir. Bu durum Yargıtay denetiminde nasıl bir sonuç doğurur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/626 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını izah ediniz.
TCK m. 31/3'e göre 15-18 yaş grubundaki çocukların kusur yeteneğinin tam olduğu kabul edilir ve sadece ceza indirimi yapılır. Bu yaş grubu için algılama ve irade yeteneğine dair adli rapor alınması zorunlu değildir. Ancak, ÇKK m. 35/3, 'Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.' hükmünü amirdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/626 K. sayılı kararında bu konu netleştirilmiştir. Kurul'a göre, 15-18 yaş grubundaki sanık hakkında sosyal inceleme raporu aldırmak zorunlu değildir ve rapor aldırılmaması tek başına bozma nedeni yapılamaz. Ancak, mahkemenin neden sosyal inceleme yaptırmadığına ilişkin gerekçeyi kararında göstermemesi, CMK m. 230 uyarınca hükmün gerekçesiz bırakılması anlamına gelen, hukuka kesin aykırılık hallerinden biridir. Bu durum, Yargıtay tarafından başka bir bozma nedeni olmasa dahi tek başına bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Gerekçe, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesi uyarınca çocuğun sosyal durumunun mahkemece dikkate alınıp alınmadığının denetlenebilmesi için zorunludur.