İlk derece mahkemesi, sanığı iki ayrı suçtan yargılamış; A suçundan beraatine, B suçundan ise 3 yıl hapis cezasına mahkumiyetine karar vermiştir. Sanık, sadece mahkumiyet hükmüne (B suçu) karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sırasında, beraat hükmünün (A suçu) de hatalı olduğunu tespit ederse, bu hükmü sanık aleyhine bozabilir mi? İstinaf incelemesinin kapsamını ve 'başvuruyla bağlılık' ilkesini açıklayınız.
Hayır, bozamaz. Ceza muhakemesinde kanun yolları incelemesinde 'başvuruyla bağlılık' ilkesi esastır. Bu ilke uyarınca, kanun yolu mercii (istinaf veya temyiz), kural olarak sadece başvuruda belirtilen hukuka aykırılıkları veya aleyhine kanun yoluna başvurulan hükmü inceler. CMK m. 280/1, Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağını belirtir. Ancak aynı fıkra, istinaf nedenleriyle sınırlı olmaksızın, mahkemenin kamu düzenine ilişkin hususları re'sen gözeteceğini de ekler. Fakat bu re'sen inceleme yetkisi, aleyhine kanun yoluna başvurulmamış ve kesinleşmiş bir hükmü denetleme yetkisi vermez. Somut olayda, sanık sadece mahkumiyet hükmüne (B suçu) karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Beraat hükmüne (A suçu) karşı ise ne sanık ne de Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bu nedenle, beraat hükmü kendi içinde kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesini sadece mahkumiyet hükmüyle sınırlı olarak yapmak zorundadır. Kesinleşmiş olan beraat hükmünü ele alıp sanık aleyhine bozması, 'davasız yargılama olmaz' ve 'başvuruyla bağlılık' ilkelerine aykırı olur. Bu durum, 'reformatio in peius' (aleyhe bozma yasağı) ilkesinin de bir yansımasıdır. Kanun yoluna sadece sanık başvurmuşsa, sonuç onun aleyhine olamaz. Beraat hükmünün denetlenebilmesi için, süresi içinde savcılık veya katılan tarafından o hükme yönelik bir istinaf başvurusunun yapılmış olması gerekirdi.